
25 yaşındayım, pazartesi gecesi çocuk oldum, çocuk olduk, Lunapark’ gittik. Son zamanlarda hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. İnanılmaz eğlendim. Herkese tavsiye ederim :)
Şu an her ne kadar sırtımda acısını taşısam da Lunapark’ın kesinlikle pişman değilim :) Benimle birlikte Begüm de aynı dertten muzdarip ama onun da hiç pişman olduğunu sanmıyorum.
Ekip (Nuray, Begüm, Berk, Rıdvan, Cihan, Emre ve ben) müthişti, aktivite müthişti. Sırasıyla…
Çarpışan arabalar
Lunaparkın tamamında şöyle bir tur atıp nelere bineceğimizi belirledikten sonra ilk hedefimiz çarpışan arabalardı ki indiğimizde çok çok iyi bir başlangıç yaptığımız ortak fikrindeydik. 7 kişi 4 araba demekti 1 kişi tek kalacaktı. Benim eşim Cihan’dı. Bizi izleyen insanlar dost muyuz düşman mıyız anlamazlardı muhtemelen, sürekli birbirine çarpan 4 araba ama o ne çarpma Berk sağol hala kaburgalarım acıyor :P lunaparkın en güzel uygulaması çarpışan arabalarda zira kişi başı bilet vermiyorsunuz, arabaya bir bilet ;) iki tur bindik, ikisinde de koptuk. Benim Nuray’dan dileğim içindeki canavarı çarpışan arabalar sayesinde öldürmesiydi ama ne yazık ki muvakkaf :) olamadı. Lunapark çıkışında Rıdvan önde o arkada giderken içinde öyle Rıdvan’a arkadan çarpma hissi oluşmuş, bu da demek oluyor ki Nuray’ın içindeki canavar hala yaşıyor :P İndiğimizde kapanışı bununla yapalım, tamam mı dedi biri tamam dedi herkes :)
Gri şey
Çarpışan arabalardan sonra çok hızlı bir geçişle sürekli kendi etrafında dönen gri bir şeye bindik, evet ismini bilmiyorum ne var :P ismini bilmesem de pazartesi geceme damgasını vurduğu gerçeğini göz ardı edemeyeceğim, aklı olan binmesin diyorum. İnanılmaz eğlenceli, yorucu eğlenceli bir şey :) adrenalin eşittir eğlence mantığınız varsa yani insan değilseniz. Tamam pazartesi gecesi ben de insan değildim çok eğlendim, çok bağırdım Bostancı halkı benden nefret ediyordur muhtemelen. Bir ara Allah’a yaklaştım bir ara yeri öptüm ki burası korkunçtu, ne kadar sürecek bu iğrenç şey isyanlarında kaç dakika geçirdim bilmiyorum, salınıma göre “oha, ohaaa, ohhaa, yuhhhh, bu ne yaaaa, yeterrr bitsin artık, ama ayıp çok uzun sürüyor” dediğimi yanımdaki dinsiz imansız Cihan kişisinin da “Allahım valla bu sene oruç tutacağım” dediğini duydum. Arada bir lunaparka götürme kararı aldım Cihan’ı, adam Allah’a yaklaşıyor, iyi oluyor :) Ben lunapark öncesi cızbız köfte yerken lunapark manzarasına sahip olsam ve bu aleti izlesem yemin ediyorum binmezdim, ama iyi ki izlememişim, iyi ki binmişim ;) Herkes hayatında bir kere de olsa bu hatayı yapmalı :P
Salıncak
Dışarıdan bakıldığında bence en emniyetsiz görünen şey bu ki ben binerken tedirgin bindim üstte bahsi geçen gri şeye çok rahat binmiştim halbuki hayat işte tezatlıklarla dolu :P küçükken de ne zaman eve çok rahat gitsem annem deli gibi kızar ne zaman aman Allahım çok geç kaldım maf oldum desem hiçbir şey olmamış gibi hoş geldin kızım diye karşılardı beni. Hayat o zaman da tezatlıklarla doluymuş :P Neyse salıncağımıza dönecek olursak inanılmaz huzurlu keyifli bir şey bu uuupuzunnnn zincirlerin ucundaki salıncağa binip havada süzüm süzüm süzülmek insan özgürlüğün ne demek olduğunu anlıyor, anladık mı? Anladık… Gri şeyden sonra sakinleşmek adına doğru bir tercihmiş ;)
Korku tüneli
Evet ortada bir tünel vardı ama korku kısmını bulamadık biz, kaybolmuşşşş… Korku tüneli eşittir boşa harcanmış bilet demekti zira yanımda grubun en temkinli insanlarından biri Emre vardı ki aslında korku tünelinde en çok keyif alıncak kişiydi kendisi :P o bile korkmadı :P bu kadar mı yalan olur bir şey, ben Emre’ye “anlatacağın bir şey yok mu ya bari muhabbet edelim” derken buldum kendimi bir ara, buraya dair anlatacağım en komik şey Rıdvan’ın çıkar çıkmaz çıplak hatun manken kişi için yaptığı yorum :P (hişşttt çok ayıp :P ), erkek işte. Bir de korku tüneline son verdiğimiz noktada bizi bekleyen Cihan ve Nuray ekürüsine Emre’nin “Siz daha korkunçsunuz “ demesi :)
Gondol
İlker ve Emre’siz kesinlikle çok sıradan, özledim bu ikiliyi, eee Emre vardı niye binmedi derseniz… Eee Emreee derim ben de :P Buradaki eğlencemiz grubun cesaret timsali Nuray ve Rıdvan’dı :) Gondolun tabiî ki en ucunda oturduk, kim kim mi? Cesur insan (!!) örneği sıralaması ile gidiyorum… Tabii ki Nuray, ben, Cihan ve Rıdvan… Gondolun yukarı çıktığı değil de indiği anda karnınızda hissettiğiniz adı belli değil şey müthiş bir duygu, müthiş, bir yanınızda Nuray “Feri bırak ellerini, Feri ayağa kalk,Feri uç, Feri atla” dese de kendisine “Nuraaaaaayyyyyyy” şeklinde bir yüksek ses verdiğinizde susuyor :P ki bizim diyaloğumuz Rıdvan’ın içbenliğinin çıkması ile önemsiz hale geldi. Zira kendisini tanıdığım 6 sene boyunca Nuray’a karşı inanılmaz kibar olan Rıdvan’ın bir ara Nuray’ın ellerini bırakması yönündeki müdahalesine karşı “bırak lan elimi” diye bağırdığını duydum ki o an işte gondolda ben ellerimi bıraktım zira kopmaktaydım. Böylece Nuray da en azından benim için amacına ulaşmış oldu :) Begüm, Berk ve Emre keşke binseydiniz….
Veee tekrar çarpışan arabalar :) 
Yine 4 arabayız ama bu sefer eşim Cihan değil Emre… Ortak bir kararla 25 numaralı araba hedef seçilir, arabada 12-13 yaşlarında boyu uzun olsa da kendi ufaklık bir çocuk var ve pist ondan da küçük çocuklarla dolu (kendimizi sorgulamalı mıyız acaba :P) bu sefer birbirimize değil de onlara yüklenmeye karar verdik hani dostuz ya farkına vardık :) çocuklar çok şekerlerdi ve inanılmaz başarılıydılar bütün isyanlarına rağmen gayet de baş ettiler bizimle, indiğimizde Emre ile uğraştığımız ufaklığı sıkıştırdık, öptük falan. Çok şeker bir şeydi ya :) yine çok güldük, yine çok eğlendik, Nuray ve Rıdvan’ın arabasına çarptığımız bir seferde nasıl bir hızla çarptıysak artık Nuray’ın arabadan düşeyazdığını :P gördüm, koptum :) kapanışı çarpışan arabalarla yapmak, başlangıcı da çarpışan arabalarla yapmak kadar doğru bir tercihti :)
Süper süper süper bir gece geçirdim ben, Lunapark sonrası Mado’da dondurma mı yerken bir kere daha anladım ki ben bu grubu çok seviyor, bu grupla çok eğleniyorum. İyi ki varsınız :)
Kendine eğlence arayanlar hiç düşünmeden Bostancı Lunaparkı’nın yolunu tutsunlar, deneyenden şiddetle tavsiye edilir :)