Sabah oluyor, kalkıyorum, günler Pazartesi-Cuma arası bir şeyse işe gidiyorum ya yaşadığım şehirde ya da başka bir şehirde... Evde kahvaltı etmiyorum ya kan şekerim düşmesin diye ufacık bir şey atıyorum ağzıma ya da yol üstünde denk gelirsem bir şeyler alıyorum kahvaltı niyetine... Sonra açıyoum notebook u, kuvvetle muhtemel yanımda bana soruları olacak bir kullanıcım oluyor başlıyoruz çalışmaya, manevi tatmini olmayan bir işle günü akşam ediyorum, bir ekranda bir yerlere 0 bir yerlere 1 yazıp bir yerleri tıklayıp bir yerleri silerek... Sonra gücüm varsa arkadaşlarımla buluşuyorum, bir şeyler yiyip içiyoruz, sohbet ediyoruz en büyük meselemiz hep kendimiz... O da bitiyor ve eve dönüyorum takatim kalmışsa bir şeyler okumaya çalışıyorum sonra uyuyorum... Ve ertesi gün aynı şey...Ben ve çevremdeki 20’li yaşların ortasını ya da sonlarını yaşayan bir çok insan aynı şeyi yapıyor; bir araya geldiğimizde de ne çok yorulduğumuzdan, ne çok sıkıldığımızdan, her şeyin ne kadar zor olduğundan, aslında ne kadar da yazık olduğundan, kimsenin istediği şeyi yapmıyor olduğundan bahsediyoruz...
Ve ben bunu anlayamıyorum... Kendime kızıyorum, çevremdeki benim gibilere kızıyorum... Hayatı boyunca bir kere off demeden her gün çalışmış canım babamı düşündükçe kendi yorgunluğumdan utanıyorum, bir işçi kızı olarak temiz temiz ofislerde çalışırken aman da her şey ne kadar zor yakınmamdan utanıyorum... Kendimi ve çevremi telkin ediyorum çoğu kez... Hayat herkese zor ama yapacak bir şey yok diyorum... Yorgunluğa sebep buluyorum da bu sıkılmışlığı anlamıyorum...
Hırslı bir insan değilim ben aman da ismimin önünde bilmemkaç kelimelik ünvanlar olsun telaşım yok olmayacak da sanırım hiçbir zaman... hayattan tek dileğim ve beklentim mutlu olmak bunu da maddiyata bağlamayacak kadar olgunum çok şükür ama dayatılan hayat ne yazık ki bunun tam tersi; başarılı olacaksın, çok kazanacaksın, yapacaksın, edeceksin.... sin sin sin... bu hırsa sahip olmadığım için de amaçsızlaşıyorum sanırım...
Ben ve çevremdeki çoğu insan 80’li yıllara doğmuşuz, karmaşaya, alt üst olmuş bir coğrafyaya, her geçen günün bir öncekinden daha kötü olmaya başladığı dönemlere... İnsanların değer yargılarının değiştiği, önem verdiklerinin başkalaştığı dönemlere... Merak ediyorum acaba bizim öncemizdeki nesilin mücadele kaygısına sahip olmadığımız için mi bu çarçabuk sıkılmalar...
Suç doğduğumuz yıllarda mı...
Neden bu kadar çok sıkılıyor bu kadar çok yoruluyor benim yaşıtlarım...
Neden biz her güzelin para olduğuna inandırıldık... Paran varsa güçlüsün, paran varsa mutlusun, paran varsa saygı değersin... Neden paranın adam sayıldığı dönemlere denk geldi yaşamlarımız...
Ya bu değilse mutluluk ki değil bence...
Bilmiyorum okur, sorularım var çok... cevap bekleyen...
