
30 Haziran 2009 Salı
29 Haziran 2009 Pazartesi
real life is worth photographing...
28 Haziran 2009 Pazar
Oysa bir duygusal yük vurduk yüreklerimize... Kırılıp döküldük...
Yıl 2009 olmuş, mevsimlerden yazmış... Haziran bitmeden Sezen dolmalıymış bünye... Gönül istermiş ki Harbiye Açık Hava’da izlensin ama çok geçmiş tarih o yüzden ayakta da olsa milyarlar da olsa Kuruçeşme de olsa Sezen bu ya denmiş her yerde her şekilde dinlenir... Alınmış biletler gidilmiş Sezen konserine... Harbiye Açık hava hayranlığı bir kez daha artmış; dört günlük bir şey ama en çok da senelerdir gidilen konserlerde nolur söylesin nolur denilen Kurşuni Renkler’in hatırına 2006 Açık Hava ile yarışır kılınmış Cuma akşamı... Çok keyifli olmuş çok güzel geçmiş... Sezen’e bir şey olmasın Tanrım n'olur duaları edilmiş, aminler eklenmiş... Bunu okuyanlar da amin desin istenmiş... Hemen desin ki bir şey olmasın Sezen’e... Uzun yıllar daha yazsın, canımızı çıkartsın dursun... Bu da bizim mazoşistliğimiz olsun... Allah baba para versin temmuzda da açık havaya gidilsin... Okuyan buna da amin desin :)24 Haziran 2009 Çarşamba
Bir bilseydin...
Ben bu albümü dinledikçe elime cam batmış gibi mi hissedeceğim acaba? Sen ve ben biz etmiyor artık...
Veeee olmadı gitti... Olmadı... Gitti...
Artık ben de cezalıyım!!!
Bundan 5 ay önce şirket değiştirdiğimde her yeninin değiştirilmesi, değiştirilemiyorsa alışılması gereken kendine has uygulamaları olduğu gerçeği ile karşı karşıya kaldım. Aklıma sığdıramadığım ama değiştirmeye gücümün de yetmediği yerleşmişliklere karşı kendi önlemimi alıp ben bunu yapmayacağım hırsına büründüm hatta sadece kendim değil içinde olduğum ve gerçekten birlikte çalışmaktan zevk aldığım dörtlünün de bu uygulamanın saçmasapanlığından nasiplenmemesini diledim; üstüme vazifedir ya da değildir bilmiyorum ama ben her hafta Salı günü saatler akşam 17:00 yi göstermeden her birini elimden geldiğince haftalık planlarınızı gönderdiniz mi diye uyardım. Dün de aynı şekilde kendi planımı yapıp excel dosyasını istenen isimlendirme formatında kaydedip her hafta bir önceki hafta attığım maili sent items dan bulup aynı kişilere ayı metinle haftalık planımı attach leyerek gönderdim. Göndermemişim. Bu sabah şirkete gelip de her Çarşamba inbox ıma düşen Ceza subject li maili görünce anladım ki ben hazırladığım maili hazırlamakla kalmış ve o Ceza exceline adımı altın harflerle yazdırmıştım. Bir çoğunuz belki okurken bunu anlayamayacaksınız ama inanılmaz canım sıkkın şu an hani böyle bir şeye hırs yaparsınız da sonra tam tersini yaşarsınız ya öyle bir şey şu an yaşadığım. İnanılmaz saçma bulduğum bu uygulamayı yapmak zaten gereksiz gelirken üstüne bir de yapmadığın için ingilizce derslerinde türkçe konuşan zavallı öğrencinin çıkarıp para vermesi gibi okulda belki kabullenilebilir bir uygulamayı 30 yaşıma gelmişken ben kaldıramıyorum. Uygulama zaten saçma; danışman kendi planını niye kendisi yapar, yaparsa bu neden bir teknoloji şirketinde güncel değişiklikleri anında takip edebileceği web tabanlı bir şey olmaz da mail ortamında dönen 578 maile sebep olan bir excel dosyası olur, bizim sektörde sadece bu işi yapmakla görevli bir pozisyon varken öncemde de böyle bir şey varken yok ben bunu zihnimde normalleştiremiyorum o yüzden de kendi kendime tamam planını sen yap ama o cezayı asla yemeyeceksin demiştim. Ne yazık ki yedim... Gerçekten çok sinirim bozuldu... Öyle işte... 15 Haziran 2009 Pazartesi
Geriye sadece yarım yarım sevgiler...
Pardon...
Pardon, bakar mısınız ?
Tanışmış mıydık ?
Sevmiş miydim ben sizi hiç ?
Sevişmiş miydik?
Pardon daha önce konuşmuş muyduk ?
Yürüyüp çıkmazlarda yorulmuş muyduk ?
Yüzünüz ne kadar da aşina !
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim
Gözünüz öyle uzak bakmasa
Sizi tanıdığıma yemin ederim
Peki bu şarkıyı hatırlar mısınız ?
Pardon bakar mısınız ?
Adınız neydi sizin ?
Baş harfini göğsüme
yazmış olabilirim
Pardon daha önce nerdeydiniz ?
Geçtiginiz yollara düşmüş olabilirim
Yüzünüz ne kadar da aşina !
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim
Gözünüz öyle uzak bakmasa
Sizi tanıdığıma yemin ederim
Peki bu şarkıyı hatırlar mısınız?
Bu böyle...
Geriye sadece yarım yarım sevgiler
Aşk seni bulabilir de
9 Haziran 2009 Salı
Yok artık...
Soruyu anlarsam cevabını da bulacağım eminim :)
“Aşağıda bazı kelimelerin anlamları ve bu kelimelerin bu anlamda kullanıldıkları cümleler verilmiştir. Bu kelimeleri cümlelerin içinden bularak bulmacanın satırlarına yazınız.

ANLAMLAR:
Soldan Sağa
1. Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma.
2. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi.
3. Önemli, yararlı, değerli şey.
CÜMLELER:
Devlet; tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlar.
Hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir.
Bu yazıda çoğu türküde rastladığımız basmakalıp sözler vardır.
Buna göre bulmacanın 3. sütununda yer alan harfler aşağıdakilerden hangisidir?
A) Z-R-L C) U-Z-R
B) B-S-V D) L-K-B
Ben hala düşünüyorum...
Ve cevap veriyorum; anlayıp çözmem ne kadar zamanımı aldı bilmiyorum ama;
Soldan Sağa;
- Oyun
- Söz
- Varlık
3. Sütunda yer alan harfler sırasıyla ; U - Z- R
Yuh ya yuh, yazık 12-13 yaşındaki beyinlere çıkıp dısarıda saklambaç oynayıp koşturcakları yerde uğraştıklara şeye bak...